İlahi Nizam ve Kainat'ı Anlamak ve Anlaşılmak ve Sevgi Üzerine

İNK'yı İnsan Kompleksini nasıl anlarız başlığında konuşacağız. İNK, parça ile bütün arasındaki ilişkiyi bize anlatırken yavaş yavaş alanlarımızda "güven" maddesini inşa edecek. 

Güven, bağ kurmamızı sağlayacak. Sakinleşeceğiz, kök dengeye gelecek. Dengesi daha zor bulacak. Bu yeme içmeyi etkileyecek. 

Cinsel enerji içindeki bencil haz alma duygusu, paylaşmaya daha yüksek bağ kurmaya doğru gelişecek. Sular, topraktan akıp gitmeyecek. Tuz, kompleks içinde kalacak. 

Hayvan, sinir ağları içinde duygularına göre hareket etmeyecek. Hareket, vazifeye doğru kaymaya başlayacak. Bu, varlığın vazife sezgileri alacağı anlamına geliyor? 

Vazife dualitesi, vazife vicdanı onu gruplayacak. Vazife görenlerin olduğu manyetik merkezlere çekilecek. Varlığı, üç boyut içindeki parçasına tesirler yolu ile yönlendirecek. 

Gruba gelince, inisiyasyon süreçleri başlayacak. Parçalarını görecek, sevgiyi deneyimleyecek. Fedekarlığı anlayacak, bütün olmanın bir plan gibi hareket etmenin deneyimlerini geçirecek. 

Artık varlık, üçten dörde doğru gidecek. Kalp cihazı manyetik alan üretecek. Kalbin ürettiği manyetik alan bizi sevgi realitesine yaklaştıracak. 

Artık arayıcı, yolcu, öğrenci, inisiye bir aşamaya gelmiştir. İnisiyenin kalp cihazı çalışmış ve her şeyle hiç olan ahengin tesirleri kalbine dolmaya başlamıştır. 

İnisiye yüksek merkezlerden gelen bu tesirlerin duygularını doğru yere düşürümezse ben birim der ya da tamam burası der. Halden hale girer, görümleri ona başka bir illüzyon yaratabilir. 

Abdal olup, meczup olup yollara düşebilir. Müzikte kendini bulur, dünyanın karmaşasından kendini çekebilir. 

Kuşlar onunla konuşmaya başlar. Kalbi açılır, yargılamadan görmeye başlar. Olduğu gibi görür. Merhameti ve şefkati artmıştır. Bulunduğu odada insanlar onun etrafında toplanmak isterler. 

Kalp cihazının yarattığı/oluşturduğu manyetik alan varlıkları içine çeker. Manyetik özellik çalışır. Kuşlar gelir, insanlar gelir, görünmeyen dünya gelir. 

Görünmeyen dünya derki, bak! Bir insan varlığı daha kalbini açtı. Haydi gel onu görelim. Onun sevgisinde olalım. 

Varlık genişler. Artık alanında onlarca varlık vardır. Herkes onu görmeye gelir. O konuşunca sevgi yayılır, alanındaki varlıklar onun sözleri her bir yere taşır. Onun bir ricasını yerine getirirler. Bakışlarında tesir vardır. 

Artık varlık, canlandırmaya başlamıştır. Evine oturmaya gelenler olur, öğrencileri olur. Sorunlarını anlatırlar, varlık onlar daha anlatmadan içsel olarak çoktan konuşmuştur zaten. 

Burası birçok kişi için yeterlidir. 

Buradan giderken arkasında ona veli derler, ehl derler, üstat derler, öğretmen derler. 

Kalp manyetizması aktif olmuştur. Varlık kendini saklar, daha çok kuşlarla konuşur. Buradaki işlerini gizlemiştir. Ancak maneviyatı edinmenin sorumluluğu yani bodisatvalığın yolundan giden varlık, yolu temizlemeye yolu göstermeye devam eder. 

Tasnif eder, tanzim eder. Öğretiyi üçgenlerinden geçirip tekrar geldiği yere gönderir. Yankı yapar geri gelir? 

Ne duydunuz?

INK'da Zaman, Mekan, Hareket, İlerlemek ve Genişlemek Üzerine

Kalp yandı, nefes körüklendi. Yakıtlar Doğa'dan alınıyor. Arayıcı başlarda çocuk gibi keşfine devam ediyor. Beden taşıyor, duyguları, biricik karması, düşünceleri ve bedeni var. Değişik değişik isteklerin altında aramaya devam ediyor. Fazla içiyor, aç içiyor, seviyor sevmiyor, cinsel enerji zaten bir muamma ... Çakralarına bakıyor, asana uyguluyor, haftalık astrolojiyi vakit ediyor, anlam çıkarıyor, bağ kuruyor, kendini seviyor, içsel sesleriyle mutlu ya da mutsuz? 

Olmuyor. Bir şey onu bu arayışlarının içinden geçirmek istiyor. Tamam, geçelim içinden. Mekana geldik o zaman. 

İNK sözlüğünün içinde bu kavramlar var. Ancak bunlar plandan indiği haldeler. Biz, insanlık ailesi plan olarak yaşamıyoruz değil mi? O zaman bu bilgiler nerede yaşıyor? Laf olsun diye, meraktan okuduğumuz şeyler değil? O zaman bu bilgiler nerede oraya bakalım. Nerede yaşıyor? 

Bilgi bizi hizaya sokar. Bilgi, bize kordinatları verir. Daha ne olsun? Bilmediğin bir yerle ilgili sana adresi veriyorlar. Bilgi, astralimizi/mentalimizi temizler ve günceller hedeflere bağlar. Varlık, içsel sularını bulur, kuyularını açar ve kendine su çekmeye başlar. 

Zaman, yaptığımız uğraşları gözlememizde faydalanacağımız bir iletişim aracı. Birbirimizle konuşma şeklimiz. Fiziksel düzlemde bahsediyorum. İç dünyalardaki zaman anlayışını buraya karıştırmak istemiyorum. Zaten, içte hemen hemen her şey değişiyor. Ancak adaptasyonu burada yaşıyoruz? 

Bu ortak lisanı ya da döngüleri, tekrarları görüyoruz gezegende. Gezegen demek bir realite demek. Aynı, Ay gibi. Mars gibi. Venüs gibi. Birer realite. Sınırlanmış, gruplanmış varlıklar. 

Zamanı benliklerin elinden alırsak inisiye çalışır. Bunun içinde kendini bilme gerekir. O da entelektüel bir şey değildir. Yani fikirlerle bağ kurmayı gerektirir. Üç merkezinde çalışmayı bilmelidir. Benliklerin elinden alabilediğinde zaman açılır ve standart şablondan çıkarsın. O zaman mekanı deneyimlersin. Mekan harekete yataklık yapar. Yardımda yapar. İnisiye zamanı deneyimledikçe, adapte oldukça mekanı manipüle etmeye başlar. Buna hakkı var, ancak karma dibinde bekler. Doğa, dibinde bekler. 

Hareketlerin karma ile uyumlu olmalı. Ahenksizlik yaratmamalısın. Yarattığın ahenksizliği çözmek üzere Doğa, çalışır ve düzeltmek için gerekli olan enerji nereden alır? Buna karma diyelim. 

Günler anlar, yiyecekler her şey madde, her şey atom her şey enerji o zaman senin bir enkarnen, yani ortalama 75 yılın demek 250 kozmik/insan enerji olsun. Bu enerji biriminden bir şeyler alırlar azalırsa iş yaparsın, karman olur onları temizlersin. 

Zamanla uyumlu hale geldin, mekanı manipüle ettin, hareketi de gözlüyorsun. Objektif bir şeyler çıkması gerekli? Genişlik. Varlık genişledi. INK'dan gidiyoruz asli zamanda yer kapladı, asli kudret konisinde ilerledi. İçsel dünyalarda inisiye oldu. Hiyerarşiyle çalıştı, çalışıyor, konumunu gördü altındakini bildi, üstündekini bildi. 

En önemlisi de sorumluluklarının farkına vardı. İşte olayın böğrü burada. Yelin estiği yer. Kalbimiz burada atıyor. Sorumluluk. Sorumluluk karmanın göbek adı? 

Şimdi buna INK'daki planları ekleyelim. Bireysel karma, grup karması, ülke karması. Tam planı karşılamasa da yakın. Lord Karma. 

İnisiye bu bilgileri nasıl yaşatmalı? Zamanı nasıl anlamalı. Konferansta bunu konuştuk. İçinde olduğu mekanı sorgulamalı, neden böyle bir mekan oluştu. Sadece fiziksel demiyorum elbette. İçsel dünyalardaki işleri de kastediyorum.

Özgür irade burada devreye giriyor. Özgür iradeyi vicdana yaklaştırırsan işler hızlanır. Yoksa, korku geliyor mu yoksa? No korku. Kendi kompleksini zehirlersin. Bu kadar. 

Kimse seni zehirleyemez, sen kendini zehirlersin ve acı verir. Biraz daha bakalım?

INK'da Ruhun Bilemediğimiz İhtiyaçları ile Maddeyi Deneyimlemesi

İlk anlar, çok süptil bir enerji -ruh- diyelim ancak o ruh mu onu da bilmiyorum, başka bir şey şu anda İNK diliyle konuşursak, madde içinde pasif inkişaflar döneminde debinip duruyor. Çok incesiniz ve eliniz maddenin içinden geçiyor. Daha varlık oluşmamış, madde ve sen varsın. Daha sonra madde - varlık ve ruh olacak. 

Maddeyi anlamak inisiyenin hayatını kurtarıyor, ancak inisiye ediyor mu? Bilmem, sanırım etmiyor. Çünkü, sevgili ve güzel madde samsara ve maya gibi, içinde klehsaların olduğu harika alanlar yaratıyor bize. Al sana enkarne nedenleri, karmayı oluşturduk bile.

Pekala, karma oluşa dursun, mutlu muyuz? Aksine mutlu da değiliz, Taro'yu çekiyor ancak açtığımız keltler bize cevap vermiyor? Normal, Kabalayı anlamak gerekli? Ya da Sefer Yetzirahı? Mutluluğu arıyoruz ancak madde bize geçici şeyler sunmaya devam ediyor. O zaman, inisiye adayı bir şeyi anlamalı. Karma oluşturmamalıyım ve işimi  yapmalıyım? 

O zaman anamızın ve babamızın dediği şekilde işler yapacağız ancak kendi yöntemlerimizle. Yoksa melek mi olurduk? Bir seviye sonra olabilirsiniz, melek dediğim bir sistem ya da bir evrim hattı, insan evrimi başka bir hat, melek evrimi başka bir hat, inisiyasonun belli bir aşamasında o tarafı seçebilirsiniz? Şimdi, Logos'un zihnindeki blue printleri alıp onlarla bedenleri kim inşa ediyor arkadaşlar? Madde diyoruz ancak ruhun ihtiyaçlarına cevap verdiği de kesin, bir bakıma yoksa burada ne işi var?

Madde çok soyut, anlaşılmaz ve örtünün örtüsü olmasa da üzerinde kadim bilgeliği, beyaz kardeşliği takip edenlerin belli bir anlayışta olması gerekli. Madde üzerinde elektrik ve manyetik güçler çalışır. Bunun için ayrı bir sayfa yaptım. 

Ruh, aşağıya iniyor karanlığa. Ancak amorf ona cevap vermiyor. Daha atomlar yok, hiç bir şey yok. Maddeyi geliştiriyoruz. Şöyle bir bilgi verelim, duran ve hareket. Sıfır ve bir. Evrendeki bir çok şeyi bu şekilde anlayabiliriz. Buna iki kanunu diyelim? Diyelim, iyi olur. Birbirimizi anlarız. Peki. 

Aradan geçen binlerce "yıl" dan sonra, madde hafiften kıpırdanmaya başladı. Çünkü madde hareketsiz, ruh ve ruhtan olan her şey hareketlidir. O zaman iki ana iş var, hareket ve hareketsizlik. Güzel bir nokta, bunu alalım ve hareketin olduğu her yere ruhtan diyelim. Nereye geldik? 

Geldiğimiz yer kalp çakrası olabilir. Hareket eden her şey, gelişiyor, gelişmek istiyor ya da başlıca özelliğini arıyor/yapıyordur diyebiliriz. O halde inisiye hayatını nasıl gözleyecek bir filtre elde etmiş oluyor. Metal bedenin gelişmesi buradaki hedefimiz ve astral beden üzerinde belli bir derece ipleri elimize almak. 

Hareketlerimizi gözleyeceğiz. Hareketi gözleyeceğiz. Hareketin arkasında ruh, ruhtan olabilir. Tamam burada bir yine iki kanunu var. Hareket- Hareketsizlik. Hareket, ruhtan hareket ve kişilikten hareket. Kişilikte hareket karma yaratabilir, ruhtan hareket dikey bir iş olduğu için karma temizler? 

Konu İNK'nın dışına çıkmak istiyor ancak onu içerde tutalım. Ruhun ihtiyaçlarına göre şekillendirdiğimiz maddelerin içindeyiz. Maddeyi nasıl deneyimleyeceğimizi öğreniyoruz. 

Muhammed Peygamber sorar " Maddenin hakikati nedir?" harika değil mi? Demek ki görünen madde hakikat falan değil. Gelelim yine kuvvetli kalplere, belki de mistiklere? " Yunus Emre der ki dünya yalandır" Peki, yalanın olduğunu söyledin, bu 1, sıfır nerede? 

INK'da Bireysel Planlar, Grup Planları ve Ülke Planları

Dünyaya geldiğimiz anda, gelmeden öncesini şimdilik bir yere bırakalım, bir şeylere dahil oluyoruz. Adım adım gidelim, neye dahil oluyoruz? Bir aileye dahil oluyoruz. Bütün potansiyelimiz de bizimle. Ancak bembeyaz sayfa ile doğmuyoruz, annemizin karnında bir şeyleri alıyoruz değil mi? Ortamda sevgi var mı yok mu? Aile zengin mi yoksa ekonomik olarak zorlanıyor mu? Su içindeyiz, titreşimler hemen geçiyor, dağılıyor. Bağırdığınızda ki titreşim bütün alnınıza geçer. Bebeğe de geçer, o zaman bebek daha doğmadan yukarıdan getirdiği potansiyelinin, karmasının ya da planın yanında bir de doğum anına kadar aldığı bir karmada var. 

İşte bunun içine doğuyoruz. Ailenin bir grup varlığın, ışığın, bedenin, ruhun, fikrin. Aileler diğer ailelerden farklı değil mi? Her birinin etkilediği alanlar farklı. İçine kapalı, bonkör, eli sıkı, pazarlıkçı, güler yüzlü somurtkan, araştırmacı, öncü, sabotajcı, birçok farklı duygu grubu, düşünce grubu ve beden grubunun bir kompozisyonu olan aileye doğuyoruz. 

Bedenlerin ifadeleri de çok önemli. Babanın kısa boylu olmasıyla uzun boylu olması arasında bir değer farkı var. Bu çocuğun gelişiminde bir değer farkı olacaktır. Planların ne kadar farklı detaylardan olabileceğini sanırım tahmin edebiliyoruz. Bizi başı boş buralara atmadılar, planlı işler. Planı birlikte yaptık. Şimdi hatırlamıyoruz ancak izlenimler geldikçe daha az konuşmaya başlar içsel olan. 

Planlar, bizim içinde olduğumuz kardeşlerimizin genel adıdır bir yerde. Bir ülke düşünün, esnaflar birliği bir plan, bakırcılar birliği bir plan, ancak hepsi ülke planına bağlı. Bu gruplanma ayrışma değil, nerede hangi planlara bağlıyızı görebilirsek eğer o zaman neden bedenlendiğimize dair fikirler alabiliriz.

 

Hemen hemen hepimiz neden buradayız ne yapıyoruz diye soruyoruz. Bu soruyu kendinizden başka kime sorabilirsiniz? Ancak "kendi" dediğimiz kavram şu anda biraz kalabalık ve kapalı. Beni açtıkça, sadeleştikçe, onu parlattıkça en büyük öğretmeniz o oluyor. 

İnisiyenin bunu anlaması kritik. Bu anladıktan ya da bildikten sonra, isyanlar başıma bu niye geldiler azalıyor. Sistemin akışı içinde kendi yerini bulmaya gayret ediyorsun. Güven duygun güçleniyor, takip edildiği ve birilerinin izlediğini biliyorsun. Suçlamalar, azalıyor. Kabulleniş artıyor. 

Sevgi Planları ve Sevginin Anlaşılması 

Sevgi kavramı İNK ile birlikte daha derli toplu bir hale ulaştı. Modern spiritüel (?) ekollerin otomatik ifadelerinin yerine planların bir parçası olan sevgi karşımıza çıkar. Günlük hayatımızda da sık sık kullanığımız sevgi kavramına da bir açıklama getirmiş olur. 

Günlük hayattaki sevgi daha çok astral bedenin ve kama-manasın bir tutumu gibi görünüyor. Çikolotayı sevmek mesela? Çikolota ile senin arandaki istek/sonrasındaki sevgi ya da keyif duygusu ile kurulan ilişki ile sisteminin içinde iletişimin, çekimin ve bağın temel maddesi diyebileceğimiz sevgi aynı mıdır? 

Kitabı bilgilerden çok karakterimize entegre olmuş bilgileri çalışmak gerekir. Entegre olmamış bilgiler bizden yayıldıklarında kısa ömürlü olabilirler. İnsanlığı yardım etmek, sorumluluklarını hatırlatmak bizim hedefimiz. 

Sevgi de böyle bir kavram. Biz, insanlık ailesi olarak evrensel kavramlarla entegre oldukça bağ kurdukça dünyalarla aramızdaki mesafeler azalmaya başlayacak. Ne harika değil mi? Ortak lisanların öğrenilmesi gibi. Daha öncesinde birbirini göremeyen, tanıyamayan varlıklar şimdi birbirlerini tanıyacaklar bilecekler. Bu o kadar çok şeyi etkileyecek ki ... Kaba bedeni bıraktığımızda Kama-Loka'da, Kama-Manasta arzuların ve hazların tekrarlanması için harcadığımız vakit azalacak, belki öyle bir vakit bile olmayacak. Bu dünyayı hazsızlaştırmaya çalışmanın arkasındaki tüm gayretler artık gerçekleşmiş olacak (?) 

Enkarne olma ve formu bırakma arasındaki üzüntüler azalacak, burada kalan yakınların yaşama, forma, hayata, Tanrıya, dinlere, meleklere, cinlere görünmeyen dünyalara karşı tutumları değişecek. Sevgiyi doğru anlamak, hislerimizin gelişmesine, beş duyunun üzerinde insan kompleksinin sahip olduğu diğer onlarca duyuyu aktifleştirmeye başlayabilir. 

Kundalini gibi, insan üzerinde uyur halde bulunan güçlerin uyanmasına neden olabilir. Bu güç insanın evren ile araçlarını geliştirmesi için burada ve biz sevgi realitesini deneyimledikçe ortak bilgelik hızla aramızda yayılmaya başlayacak. Bu bilgelik hem bizi birleştirirken hem de birliğin içindeki işimizi anlamamıza yardım edecektir. 

Reankarnasyon daha açık olmaya başladığında, aile bağları, ülke ve grup bağları açık hale gelecek ve karmamızı daha iyi anlamaya başlayacağız. 

En önemlilerinden biri de hiyerarşinin görünür olabilmesi. Sevginin birçok etkisini konuşmaya çalıştık. Topluluklar halinde sevgi deneyimleri yapılmaya başlandı ve devam ediyor. Bu topluluklar diğer topluluklarla birleştiğinde yavaş yavaş genişleyecek. 

Sadece sevgi değil, sevginin aracılığıya gelişecek Ateş insanlığı evrendeki uygun yerine koyacaktır. 

  • YouTube
  • Facebook Sosyal Simge
  • Instagram

Help Nature and work on with her; and Nature will regard thee as one of her creators and make obeisance. The Voice Of The Silence - H. P. Blavatsky