Doğanın içindeki insanlık, mutlu musunuz?

Sanırım insanlık mutluluğu arıyor. Değerli Daila Lama, hemen hemen her konuşmasında "mutluluk" konusunu açıyor.


Acaba bu mutluluk nedir? Geçici şeylerin sonuçları olmasa gerek? Bu konuda net miyiz dostlar? Eğer Kazandibi yemekse, Kazandibi gittiğinde/geçtiğinde ne olacak? Tekrar kazandibi mi yiyeceksin. Tamam bir daha yedin, daha sonra bir daha ... Hop, işler karıştı. Bir haz zinciri, deseni oluşturdunuz. Şeker için pedala basan fare gibi.


Şimdi bu analojiyi kendimize uygulayalım. Bu basit iki yasasını nasıl kullanıyoruz, hareketin arkasındaki haz ne? Bunu çözersek, sevgiye dair bir fikrimiz olur. Eğer bir şey sonunda duygusal durum değişiyorsa oraya hemen bakmanız gerekiyor.


Şimdi bu değişimlerin toplamına duygu bedeni diyebiliriz. Astral beden yani. Etrafınızda, maddeye tepki veren ona göre hareket eden şekil alan, o düşünceyi gerçekleştirmek için o alandaki yapabildiğini kullanıyor.


Fiziksel beden gitti, geriye astral beden kaldı ve sen astral dünyadasın. Astral bedeninde senin buradaki haz isteklerine göre şekillenmiş. Peki şimdi durumu düşünüyor musunuz? En kritik konulardan birisi bu.


Bu dinlerde eline beline diline denilen kavramında karşılığı. Nefsine sahip çık, kontrol et yönet gibi.


Mutluluk, astral bedenin fonksiyonlarından birisi olabilir?


Konuyu şimdilik burada bırakalım. Doğa, astral beden, arzular, hazlar alışkanlıklar ve mutluluk.





10 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör