Insan Kompleksinin Incelenmesi   - Suyu Anlamak

İnsan kompleksini anlamak için suyu iyi kavramamız lazım. Her yerde su var. Tanrının ruhu suların üzerinde dolaşıyordu. 

Musa Peygamber kabilesiyle (?) sudan geçti. Musa Peygamberi zaten suda bulmuşlardı. 

İsa suları şarap yaptı. Yahya, suda vaftiz etti. Başka, cennetten ırmak çıkıyor. Sular, Nuh tufanı yine sular. Kuran'da birçok yerde gökten inen sulardan bahseder. 

Kabalada da göksel sular, yersel sular vardır. Başka neler diyebiliriz ? Bakalım. 

Kutsal su. Evet, iş burada. O zaman suyu biraz açalım. Konunun büyük bölümü cinsellik kavramı ile ile ilgili. 

Önce hedefi verelim. Hedef bakire olmak. 

Neden böyle bir hedef var? Çünkü bu dünya halkı olarak, dişiyiz. Biz bakire olursak, kutsal ruh bize iner ve ne olur arkadaşlar? İsa doğar. 

İsa kim? Öğretmen, çocuk. Bizim bir sonraki halimiz. Üçlü ile. Baba, yukarısı. Ben, dişi, temiz olan, suyu arınmış olan, bakir olan, bakire olan. Sonra? Çocuk. 

Bu çocuğu da açmak gerekiyor belkide. 

Ancak şimdi suyu konuşuyoruz. 

Soru geliyor. Suyu nasıl temizleriz? 

Yesod

(Hebrew יסוד means foundation) The ninth sephirah of the the Tree of Life (Kabbalah). In the macrocosmic universe, Yesod is the fourth dimension. In the microcosmic universe (man), Yesod corresponds to the sexual organs and to the Ethereal body. In the Bible, Yesod is Eden, the Promised Land.

Correspondences:
  • Gnostic: The 2nd Aeon

  • Kabbalah: The Lower Eden; Mayim; Part of Nukva

  • Represents: The energetic or vital body. The lower Eden.

  • Body / World: Vital

  • Dimension: Fourth

  • Heaven of: The Moon

  • Level of Consciousness: Cherubim (Kabbalah), Immortals (Christian)

In the microcosmic universe (man), Yesod corresponds to the sexual organs. In the Bible, Yesod is Eden, the Promised Land. 

"Yesod is the Vital or Ethereal Body. Yesod is the foundation of the Third Logos, the center where the sexual force of the Third Logos gravitates. The sexual forces which are the living foundation of our physiology gravitate in Yesod. The Holy Spirit abides in Yesod." - Samael Aun Weor

"And the king [Solomon] commanded, and they brought great stones, costly stones, [and] hewed stones, to lay the יסד [foundation] of the house." - 1 Kings 5:17

"By Chokmah [wisdom] in Yesod [foundation-sex] Iod-Havah hath founded the earth; by Binah [understanding] he established the heavens. By his [Daath-Gnosis] knowledge the depths are divided [into Abba and Aima, Father-Mother, Adam and Eve], and the clouds distillate the [semen] dew [in Yesod-sex]." - Proverbs 3

Gnostic Teachings'ten alınmıştır.

Arketipsel bilgilere baş vurmamız gerekiyor. Kadim bilgelik,  yardımımıza koşar. Küreleri inceleyin, çizin. Biraz içselleşin. 1,2 ve 3 yöntemini uygulayın. 

Küreleri elinize alın bi oynayın, sallayın birkaçı yere düşsün. Biraz çalışın bakalım doğal olarak. Neler geliyor. Sonra standart bilgeliğine bakmaya çalışır.

Suyu anlamak için birçok set koyuldu. Din realitesi yasakladı. Korku maddesini ya da günah denilen başka bir anlamı kompleksimize dahil etti. Suçluluk suları kirletir. Yanlış yaptım, günahkarım ben suları kirletir. Kendimize yanlış yapmış olabiliriz. Tekrarlanan hataların içinde rahatsızlık duyuyor olabiliriz. Ancak sistemin düzelmesi için gerekli olan irade, hareket ve şifa bizimle. 

Suyu hazlarımız için kullandık. On emri deldik. Çalmayacaksın dedikleri yerde çaldık. Ne çaldık arkadaşlar? Ekmek çalmak değil ki orada Üstatların söylediği. Kendi hazzın için sistemden enerji çalmayacaksın. İşte insanın gerçek sorumluluğun başladı yerler. Ekmeği çalmamak hiç yeterli değil. 

İnisiye görünenin ardındaki arar. Suların temizliğine değineceğiz dostlar. Sularımızı temiz tutmak gerekli. Orası asıl savaş alanı.

Şimdilik kalbindeki bilgeliğiyle ışığımızı körükleyen Ferîdüddîn Attâr Üstada bakalım. 


Her şey bâki seninle, sensin gizli
Can içindesin, cihanın dışında.
Bütün canlar hayran kalmış sana.
Durursun sen can ile aramızda.
Sana giden yolun sonunu yok gören
Can içindesin; canı yok gören.
Cihan seninle dolu; değilsin sen cihanda
Her şey kaybolmuş sende; sen yoksun ortada.
Hem gizlisin hem aşikârda.
Ne bir yer içindesin ne bir yerin üstünde.
Konuşkanlığındır suskunluğunun sebebi.
Görünürlüğündür gizliliğinin sebebi.
Mânâsın sen, senin dışında ismin var.


Hâzinesin sen, bir tılsımdır bütün âlem.
Zâtının nuru, ferri, huzuru
Her bir zerreye verir ışığı.
Her zerrede seni görürüm
İki âlemde “Semme vechullah” görürüm.
Huzurunda yer yok ikiliğe
Bütün âlem sensin; senin kudretin.
Birden yüze, her şey kalmış senden
İki âlem sana ait; sen kâimsin kendiliğinden.
Tüm varlıklar hazretinin gölgesi.
Her şey yaratıcılığının, kudretinin eseri.
Akıl ile can dünyası hayran kalmış.
Sensin perde arkasında saklı kalmış.
Dünya adınla dolu; senden işaret yok.

Sular akar. Bir yerde toplanır. Oradan ya sızar eğer geçirimsiz değilse ya da buharlaşır. Dört element işini yapar. 4+1=5 İnsanı bulduk mu? +1 Bizim şu andaki dostumuz. Su bizi hazza götürür. Beden üzerinden spazm olarak çıkan su/sular hayvan beden ile yüksek beden arasındaki insanoğluğunun sıkışıklığını bize anlatır. Bir yerde kasılmak haz almak ister ve bunun için sağlam yakıt kullanır, diğer taraftan yakıt çok kullandığı için aynı merkez ile yolculuk yapamaz. İşte insan ve su. 

Suya bakalım. Suyun toplandığı yer bedendeki Aden bahçesinde. Ancak bahçeye iyi bakamadık. Göksel suları temiz tutamadık. Şimdi, kendimizi kırbaçlamadan yavaş yavaş suları temizleyeceğiz dostlar. 

Öncelikle suyla ilgili hastalıklara bakalım. Nezle, grip? Burun akar, genizden akıntı olur. Birden ortalığı "su" basar. Nereden gelir bu su ve neden su? 

Su, duygularla ilgili bir alandır. Duygusal işlerle ilgilenir. Cinsellik, haz, yaratım gibi başlıkları daha başka başka işleri de var. 

Ancak suyu temizlersek hepimize yardım etmiş oluruz. Suyunuzu kirletmek için sağlam bir DB ordusu iş başında. Düşük seviyeli suları alınımızdan uzak tutalım mesela. Kıskançlık, öfke, nefret gibi duyguların sularını almayalım. Bunlar kulak/burun/boğazda akıntılar olabilir? Ya da mukus?

Başka birisine bakıp bir duygu çıktığında sizden bir parça su çıkar oraya yapışır. Başkasının kompleksinde size ait bir su. Okey! İşler karıştı. Şimdi o kompleks o suyu çıkardı attı, peki o işlem için harcanan enerji, dikkat, zaman nereden geldi? 

Diyelim ki sistem ödünç verdi. Harika, nereye geliyoruz? Lord of Karma'ya. Sistemi uğraştırdınız, alacağınız olsun. Sistem alacaklı, hop! Sonrasında dört zaman dilimi içerisinde an'ın içine o alacak geldi sen onu yaptın geçtin.Şuurlu gözlem yapabilirsen olayı bir yere bağlarsın, dua gibi bir şey olur yükselirsin. 

Kabalada buna aşağıdan yükselme deniliyor. Çoğunlukla bu metodu kullanıyoruz? Ancak, esaslı kural devrededir. Kendini sevme ve biricik Ego. Hareketlerinin kaynağı burası oldukça devam, çarkı çevir. 

Bir de daha da güçlü karanlık, gri, kırmızı enerjileri çıkarıp attığında bu baya uğraştırıyor sistemi o zaman sen de uğraşıyorsun. 

Nasıl olacak ? Değer farkı olsun.  Yukarısıyla ahenkte olacağız, yaratımlarımız karma yaratmayacak.

Kehf 66 Adam şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin."

﴾67﴿ "İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?"

﴾68﴿ Mûsâ, "İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim" dedi.

﴾69﴿ O da şöyle dedi: "O halde eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın."

﴾70﴿ Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Mûsâ, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın." dedi.

﴾71﴿ Adam, "Sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?" dedi. ﴾72﴿ Mûsâ, "Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!" dedi.

﴾73﴿ Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında adam (hemen) onu öldürdü. Mûsâ, "Bir soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)" dedi. ﴾76﴿ Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler. Adam hemen o duvarı doğrulttu. Mûsâ, "İsteseydin bu iş için bir ücret alırdın" dedi.

 

﴾77﴿ Adam, "İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir" dedi. "Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım."

﴾78﴿ "O gemi, denizde çalışan bir takım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı." ﴾79﴿ "Çocuğa gelince, anası babası mü'min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk."

 

﴾80﴿ "Böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik."

 

﴾81﴿ "Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına ulaşmalarını ve Rabbinden bir rahmet olarak definelerini çıkarmalarını istedi. Bunları ben kendi görüşüme göre yapmadım. İşte senin, sabredemediğin şeylerin içyüzü budur." 

  • YouTube
  • Facebook Sosyal Simge
  • Instagram

Help Nature and work on with her; and Nature will regard thee as one of her creators and make obeisance. The Voice Of The Silence - H. P. Blavatsky